Mahalle bakkalının veresiye defteri
Kalın kapaklı, köşeleri kıvrılmış bir defter; içinde bütün bir mahallenin hikâyesi. Sıradan insanların sıradan günlerine dair bir anı.
Bizim mahallenin bakkalı Rıza Amca'nın tezgâhının altında kalın, mavi kapaklı bir defter dururdu. Köşeleri kıvrılmış, sayfaları yağlı parmak izleriyle dolu. Veresiye defteri.
Çocukken o deftere bir hazine sandığı gibi bakardım. Annem "Rıza Amca'ya söyle, deftere yazsın" dediğinde kendimi önemli bir iş yapan adam gibi hissederdim. Ekmek, süt, bir paket çay... Rıza Amca kalemi kulağının arkasından alır, yavaşça yazardı.
Defterdeki mahalle
Yıllar sonra öğrendim ki o defter aslında bütün mahallenin hikâyesiymiş. Kimin evinde bebek doğduğunu bez ve mama kalemlerinden, kimin oğlunun askere gittiğini sigara paketlerinin azalmasından, kimin işsiz kaldığını borcun büyümesinden bilirmiş Rıza Amca. Ama asla kimseye söylemezmiş.
Bir kış, babamın işleri iyi gitmedi. Defterdeki rakam büyüdü de büyüdü. Annem utanarak bakkala gitmez oldu, beni gönderirdi. Bir gün Rıza Amca beni yanına çağırdı, defteri açtı, bizim sayfayı gösterdi:
— Bak, dedi, burası sizin sayfanız. Babana söyle, bu defterin sonu yok. Acele etmesin.
Bayram sabahı
Bayram arifelerinde Rıza Amca'nın bir âdeti vardı. Defteri açar, bazı sayfaların üzerini tek bir kalem darbesiyle çizerdi. Kimin borcunu sildiğini kimse bilmezdi; o da söylemezdi. Sadece bazı evlerde o bayram sofraları biraz daha bereketli olurdu.
Bizim sayfanın üzeri de bir bayram sabahı çizilmişti. Babam ertesi ay borcunu getirdiğinde Rıza Amca parayı almadı:
— O defter kapandı, dedi. Sen yeni sayfayı aç.
Bugün
Rıza Amca'nın dükkânının yerinde şimdi bir zincir market var. Kasada kart okutuluyor, fiş çıkıyor, kimse kimsenin adını bilmiyor. Her şey daha hızlı, daha düzenli.
Ama bazen o mavi kapaklı defteri düşünüyorum. Bir kalem, bir defter ve bir insanın vicdanı. Bir mahalleyi ayakta tutmaya yetiyormuş.
Bu yazı, Anılar bölümünü başlatmak için derlenmiş örnek bir anlatıdır; kişiler ve ayrıntılar temsilîdir. Sizin de anlatacak bir anınız varsa Paylaş sayfasından gönderin, burada sizin adınızla yayımlayalım.
Kapak fotoğrafı: Yann Forget, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons
Yorumlar (0)
Siz de anınızı ya da hikâyenizi paylaşın
Biçimlendirerek yazın, gönderin; ben okuyup gerekirse sizinle konuşur, onayınızla yayımlarım ve yayımlanınca e-postayla haber veririm.